Biyobilgisayarların Ahlaki Statüsü Ne Olmalı?

admin     30-09-23     Doğa Bilimleri     Biyobilgisayarların Ahlaki Statüsü Ne Olmalı?     12 Defa Okundu

Dünyanın her yerinden uzmanlardan oluşan bir grup, biyobilgisayarların artık bilim kurgu eserlerine özgü olmadığını, dolayısıyla bu teknolojinin ve getireceği sorumlulukların araştırılmasının zamanının geldiğini söylüyor.

DishBrain’in geliştiricileri, Biotechnology Advances‘da yayınlanan bir makalede söz konusu sorunun tanımlanmasına ve çözülmesine yardımcı olmayı hedefleyen bir çerçevenin haritasını çıkarmak üzere biyoetik uzmanları ve tıbbi araştırmacılar ile birlikte çalıştı. Biyoteknoloji odaklı bir start-up olan Cortical Lab’ın bilimsel sorumlusu ve makalenin baş yazarı olan Dr. Brett Kagan, konu hakkında şunları söylüyor:

Tüm Reklamları Kapat

Biyolojik sinir sistemlerini silikon temelli bileşiklerle birleştirerek zekâ benzeri davranışlar göstermelerini sağlamak büyük umut vaat ediyor, ancak sürdürülebilir bir şekilde ilerlemeyi düşünüyorsak konuya daha geniş bir çerçeveden bakmalıyız.

Grup, bir tabaktaki 800.000 canlı beyin hücresinden oluşan hücre topluluğuna pin-pon oynamayı öğreten DishBrain’i geliştirmeleri ile ünlenmişti.

Bir teori geliştirme ve test etmek için deney tasarlama aşamalarının temsili şeması.
Bir teori geliştirme ve test etmek için deney tasarlama aşamalarının temsili şeması.
Biotechnology Advances

Filozoflar yüzyıllardır bizi insan yapan ya da bilinç sahibi yapan şeyin ne olduğuna dair tartışmalara kafa yorarken Oxford Üniversitesi Uehiro Pratik Etik kürsüsünde profesör olan Julian Savulescu, bu sorulara dair bir yanıta ulaşılmasının aciliyeti konusunda uyarıyor:

Tüm Reklamları Kapat

Günümüz teknolojisine göre ‘bilinçli’ sayılan şeyler için bile ahlak konularını yeterince tartışmış değiliz. Görünüşe göre, bilinci veya zekayı tanımlamanın hâlâ birçok yolu var ve bunların her biri biyolojik temelli akıllı sistemler hakkında ne düşünmemiz gerektiğine ilişkin farklı çıkarımlarda bulunmamıza sebep oluyor.

Makalede İngiliz filozof Jeremy Bentham’ın hayvanların sahip olduğu ahlaki statü ile ilgili şu sözünden alıntı yapılmış:

Sorulması gereken soru ‘Mantıklı düşünebiliyorlar mı?’ veya ‘Konuşabiliyorlar mı?’ değil, ‘Acı hissedebiliyorlar mı?’ olmalı.

Singapur Ulusal Üniversitesi Biyomedikal Etik Merkezi Araştırma Direktörü Dr. Tamra Lysaght şöyle diyor:

Bu perspektiften bakıldığında, yeni biyolojik tabanlı bilgisayarlar insan benzeri bir zekâ gösterse bile, bu onların mutlaka ahlaki bir statüye sahip olduğu anlamına gelmez.

Evrim Ağacı’ndan Mesaj

Makalemiz, biyobilgisayarların ortaya çıkardığı ahlaki soruların tamamına kesin bir yanıt vermeye çalışmıyor; ancak teknolojinin sorumlu bir şekilde araştırılmaya ve uygulanmaya devam edilebilmesini sağlamak için başlangıçta odaklanmamız gereken noktayı görmemizi sağlıyor.

Makalede ayrıca DishBrain’in epilepsi ve demans gibi hastalıklara ilişkin anlayışımızı büyük ölçüde değiştirme potansiyelinin sunduğu fırsatlar ve bunun yol açtığı etik sorunlar vurgulanıyor. Melbourne Üniversitesi Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü’nden biyomedikal etik alanında araştırma görevlisi olan makalenin ortak yazarı Dr. Christopher Gyngell şöyle diyor:

Tıbbi araştırmalarda kullanılan mevcut hücre dizileri ağırlıklı olarak Avrupa tipi genetik atalara sahiptir, bu da potansiyel olarak genetik bağlantılı yan etkilerin tanımlanmasını zorlaştırmaktadır.

Gelecekteki ilaç tarama modellerinde, daha çeşitli hücre dizileri kullanarak tüm dünyadaki hastaları daha iyi temsil etme şansımız var. Bu da potansiyel olarak daha hızlı ve daha iyi ilaç geliştirebilmemiz anlamına geliyor.

Araştırmacılar, biyobilgisayarların potansiyel etkisinin önemli olması nedeniyle bu sistemlerin sahip olduğu ahlaki boyut hakkında çalışmaların yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor. Dr. Kagan son olarak şöyle ekliyor:

Tüm Reklamları Kapat

Silikon tabanlı zihinler olan süper bilgisayarlar milyonlarca watt enerji tüketiyor. Buna karşın insan beyni 20 watt gibi çok az bir değerde enerji tüketiyor. Biyobilgisayarlardan ve diğer biyoteknolojik sistemlerden de benzer enerji verimliliği göstermelerini bekliyoruz.

Şu anki haliyle bilişim teknolojileri endüstrisi karbon emisyonlarında büyük rol oynuyor. Nispeten az sayıda işlem yapabilseler bile biyobilgisayarları araştırmak ve geliştirmek, doğanın korunması açısından oldukça önemli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı
gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla
birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var?
Buraya tıklayarak
sorabilirsiniz.


Soru & Cevap Platformuna Git

Etiketler

Sende Paylaş:  Facebook    Tweet    Pinterest    Google+    Whatsapp  

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

İçerikler

Sohbet siteleri ziyaretçilerine yeni insanlarla tanışarak, arkadaşlıklar kurabileceği bir ortam sunmaktadır.

Takip Et

Sende ♥ hemen takip et

© Copyright 2023 Askimsin.Net - Tüm hakları saklıdır.